2.07.2026

M Chocolate, Dünya Çikolata Günü’nü Tatlı Sürprizlerle Kutluyor.🎉🎊

35 yıllık çikolata ustalığı, özel reçeteler ve el yapımı artizan lezzetlerle M Chocolate, Dünya Çikolata Günü’nde çikolata severlere keyifli anlar sunuyor.

Dünya Çikolata Günü yaklaşırken M Chocolate, 35 yıllık deneyimiyle lezzeti sanata dönüştüren özel seçkilerini çikolata tutkunlarıyla buluşturuyor. El yapımı artizan çikolataları, yaratıcı reçeteleri ve özenle seçilen hammaddeleriyle öne çıkan M Chocolate, 7 Temmuz’a özel hazırlanan küçük sürprizlerle bu özel günü daha da tatlı hale getiriyor.

The Marmara’nın gastronomi yaklaşımından ilham alan M Chocolate; truffle, pralin, ruby, madlen ve lokum çeşitlerinden oluşan zengin seçkisiyle klasik tatları yaratıcı dokunuşlarla bir araya getiriyor. Tamamen el işçiliğiyle hazırlanan çikolatalar, yıllardır aynı kalite anlayışıyla üretilerek hem özel günlere hem de günlük keyif anlarına eşlik ediyor.

Dünya Çikolata Günü kapsamında M Chocolate, gün boyunca çikolata severlere özel küçük sürprizler hazırlıyor. Bu özel günde M Chocolate lezzetlerini keşfetmek isteyen misafirler, The Marmara Taksim girişinde yer alan Cafe Marmara’daki M Chocolate Corner’ı ziyaret edebilir.

Lezzeti sanatla buluşturan 35 yıllık ustalığıyla M Chocolate, Dünya Çikolata Günü’nde de çikolataya dair en özel anlara eşlik etmeye devam ediyor.


M Chocolate koleksiyonuna www.themarmarachocolate.com üzerinden de ulaşılabilir.


*Basın Bültenidir.*

24.06.2026

No'design - #StandOutClub

 No'design, ulaşılabilir lüks anlayışını güçlü silüetler ve karakter sahibi tasarımlarla buluşturan yeni nesil bir designer brand olarak öne çıkıyor. Marka; zamansız formları dikkat çekici detaylarla bir araya getirerek modern kadının stil anlayışına cesur, özgüvenli ve güçlü bir bakış sunuyor. 

no’design, sınırlı üretim anlayışıyla daha seçici ve daha özel bir koleksiyon yapısı benimsiyor. Her tasarım, cesur ve seksi kadının özgüvenli duruşunu yansıtırken aynı zamanda günlük kullanım içinde rahatlıkla var olabilen dengeli bir yapı sunuyor. Güçlü silüetler ve modern detaylarla şekillenen parçalar; gündüzden geceye uzanan çok yönlü bir stil anlayışını temsil ediyor. 



Ulaşılabilir Lüks.

Karakter Sahibi Stil.


no'design'ın estetik dili; ulaşılabilir lüksü, bireyselliği ve özgüveni merkeze alan güçlü bir kadın silüeti etrafında şekilleniyor. "#StandOutClub" yaklaşımı da tam olarak bu noktada devreye giriyor: bulunduğu ortamda dikkat çekmek için çabalamayan, ancak doğal duruşuyla fark yaratan kadınlar için.



Marka, yılda iki ana koleksiyon ve dört drop koleksiyon ile sürekli yenilenen bir ritim kurarken; modayı takip eden değil, ona kendi yorumunu katan dinamik bir dünya yaratıyor.



no’design Hakkında


2024 yılında kurulan no’design, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla premium kadın giyim alanında konumlanan bir designer brand’dir. Marka, cesur ve seksi kadın silüetini zamansız bir estetik anlayışıyla buluşturarak güçlü, dikkat çekici ve karakter sahibi tasarımlar yaratır. Sınırlı üretim anlayışı, güçlü stil dili ve ulaşılabilir lüks yaklaşımıyla no’design; modern kadının özgüvenli, özgür ve dikkat çekici stil anlayışına hitap eder. “#StandOutClub” mottosuyla hareket eden marka, modayı yalnızca tüketilen bir alan değil; kişisel bir ifade biçimi olarak ele alır.





*Basın Bültenidir.*


15.06.2026

PRADA PARADOXE HAIR MIST

2022 yılında Prada Paradoxe Eau de Parfum’ün lansmanıyla başlayan ikonik seri, Prada Paradoxe Intense (2023) ve Prada Paradoxe Virtual Flower (2024) ile büyümeye ve yeniden şekillenmeye devam ediyor.

Bu yaz Prada Beauty, argan yağı ve pirinç sirkesi ile zenginleştirilen Prada Paradoxe Hair Mist ile ikonik kokusunu yeniden keşfetmeye davet ediyor. Kokunun imza karakterini saçlara taşıyan Hair Mist, yaz mevsimine eşlik eden zarif bir koku ritüelini tamamlıyor.

 

DAHA YUMUŞAK BİR YORUM, HAFIZADA YER EDEN BİR KOKU

Başparfümörler Shyamala Maisondieu, Antoine Maisondieu ve Nadège Le Garlantezec tarafından yaratılan çiçeksi narenciye misk koku, zarif ama hafızada yer eden bir iz bırakıyor. Mist, İtalyan bergamotunun ışıltılı üst notalarıyla açılıyor. Ardından Neroli ve Yasemin akorunun zarif çiçeksi kalbi ortaya çıkıyor. Kompozisyon, Misk ve Amber akorunun rahatlatıcı alt notalarıyla tamamlanıyor.


SAÇI GÜZELLEŞTİREN BİR FORMÜL, DUYUSAL BİR DENEYİM

Prada Paradoxe Hair Mist, Argan Yağı ve Pirinç Sirkesi ile zenginleştirilen formülü sayesinde saçta daha yumuşak ve pürüzsüz bir his bırakıyor. İkonik bir Prada Paradoxe ritüeli sunan Hair Mist, günlük anları ayrıcalıklı bir deneyime dönüştürüyor. Tek başına kullanılabilen Prada Paradoxe Hair Mist, kokuyu daha yoğun hissettirmek ve taze, enerjik bir etki katmak için Prada Paradoxe Eau de Parfum ile birlikte de uygulanabiliyor.


İKONİK ŞİŞE YENİDEN YORUMLANIYOR

Prada’nın yeniden yorumlama ruhunu yansıtan ikonik Prada Paradoxe üçgen şişesi, Prada Paradoxe Hair Mist için duyusal bir mat saten dokuyla yeniden tasarlanıyor ve pratik 30 ml boyutuyla sunuluyor.

 

Tavsiye edilen satış fiyatı: 30 ml - 3.500 TL


*Basın bültenidir.*


2.06.2026

Doğal güzelliğinizi ve doğayı koruyan kozmetik ürünleri Thalia Natural Beauty.

 Doğanın güzelleştirme ve iyileştirme yeteneğini insanların hizmetine sunarken doğal  kaynakları en verimli şekilde kullanmak için teknolojiden yararlanmak akılcı olduğu kadar  sürdürülebilir bir yaklaşım. Akten Kozmetik, ürünleri kadar üretim süreciyle de doğayı  gözeten bir kozmetik firması olarak bu yaklaşımla üretim yapıyor.  

İnsanlık var olduğundan beri şifa ve güzelliğin kaynağı doğa oldu. Akten Kozmetik yaklaşık  40 yıl önce geleneksel eczacılık bilgisi ve deneyimiyle kuruldu. İkinci nesil yöneticileri ise  doğal olandan vazgeçmeden, teknoloji ve inovasyonun olanaklarını da sonuna kadar  değerlendirerek sürdürülebilir bir üretim sistemi kurmayı ve doğal kozmetik markası olarak  yarattıkları Thalia’yı geleceğin markaları arasına taşımayı başardılar.  


“Bir marka olarak sektörde kalıcı bir iz bırakırken, gezegendeki ayak izimizi  azaltmayı hedefliyoruz!”  

Endüstriyel üretimde sürdürülebilirliği hedeflediğinizde 3 temel noktaya odaklanmanız  gerekir: Enerji tüketimi, hammadde içeriği ve atıkların yönetimi.  

Akten Kozmetik olarak 2020 yılında faaliyete geçen yeni fabrikamızda üretimde verimliliğini  artırmak için Endüstri 4.0’a uyumlu bir altyapı kurduk. Verimlilik sadece hız ve kalite değil  üretim girdi ve çıktıları ile ilgili olduğu için ekolojik olarak daha sürdürülebilir bir üretim  sistemi kurmak için teknolojiden yararlandık. Fosil yakıt ve elektrik tüketimimizi azaltmak  için buhar sistemini kullanmaya başladık, bu sayede üretim kapasitemiz 5 katına çıkarken  elektrik tüketimimiz %25 azaldı. Üretimde kullandığımız buhar sisteminden ısınma için de  yararlanarak fosil yakıt kullanımını bıraktık, CO2 emisyonumuzu %10 oranında düşürdük.  

Üretim sürecine dahil ettiğimiz otomatik kontrol sistemleri ile su sarfiyatını ve atık su  miktarını ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi standartlarına uygun şekilde düşürdük.  Fabrikada içme ve kullanma suyu için arıtılmış suyu değerlendiriyoruz. Böylece plastik  tüketimini önemli ölçüde azaltmakla kalmıyor çalışanlarımıza daha sağlıklı (bol oksijenli,  bol mineralli, pH değeri 8,5 olan alkali, arıtılmış) su sağlıyoruz. 

Ürünlerimizin içeriği kadar ambalajlarında kullandığımız malzemeleri de doğadan sağlıyor  ve bu kaynakların sürdürülebilirliğini gözetiyoruz. Ambalajlarımız için FSC sertifikalı  kağıtlar kullanıyor ve FSC’ye uygun matbaalar ile çalışıyoruz. FSC, kağıt gibi orman  ürünlerinin biyolojik çeşitliliği koruyan, yerel halkın ve işçilerin haklarını gözeten, ekonomik  açıdan sürdürülebilir ormanlardan elde edildiğini belgeleyen uluslararası bir standart. Bu  standarda uygun ambalajlar seçmek değerli orman alanlarını korumak, orman  ekosisteminin bozulmasına ya da yok olmasına neden olacak bir ticari faaliyet yürütmemek,  doğa ve insan sağlığı için tehlikeli kimyasalların kullanımından kaçınmak ve su gibi doğal  kaynakların kirlenmesine engel olmak anlamına geliyor ki Akten Kozmetik olarak bunlar  bizim hassasiyet gösterdiğimiz konular.  

Herhangi bir atık üretmeden üretim yapmak ne yazık ki mümkün değil, fakat atıklarımızı  ayrıştırmak, doğru şekilde depolamak ve geri dönüşüm için üzerimize düşeni yapmak  mümkün. Yasal olmaktan öte vicdani bir sorumluluk olarak herkeste yerleşmesi gerektiğini  düşündüğümüz “çevreyi koruma bilinci” konusunu kurum kültürümüzün bir parçası olarak  ele alıyoruz.  

Doğal olan herkes için iyidir ve herkes için ulaşılabilir olmalıdır. 


Beslenmede olduğu gibi kozmetik ve temizlikte de doğal ürünlere haklı bir yönelim var.  

Akten Kozmetik Thalia markasıyla bundan yirmi yıl önce bu yönde adımlar atmaya başladı  ve o tarihlerde doğal ürünlerin değeri konusunda farkındalık yaratma misyonu yüklendi.  Bugün pek çok tüketici bu bilince sahip, fakat bugün de “doğal olan pahalıdır” diye bir  anlayış var ki Thalia global markalarla rekabet edebilecek fiyatlarıyla bu anlayışa da  meydan okuyor.

Akten Kozmetik, vücut ve saç bakımı için ihtiyaç duyacağınız tüm ürünlerin yanı sıra anne bebek ürünleri, sabun ve parfümü de içine alan çok zengin bir ürün yelpazesi sunuyor. Doğal çiçek ve bitkilerin yüzde yüz yoğunlaştırılmış özleriyle üretilen ürünler insan  sağlığına zararlı katkı maddeleri içermiyor. Doğayı ve insanları olduğu kadar hayvanların yaşam hakkını da gözeten Akten Kozmetik ürünlerini hayvanlar üzerinde test etmiyor.  

Kişisel bakım ürünlerini seçerken hem insanı hem de yeryüzündeki diğer canlıların  sağlığını gözeten ürünler seçelim ki doğa şifalı güzelliklerini bizimle paylaşmaya devam  edebilsin.  

*Basın Bültenidir.*

25.05.2026

ANADOLU’NUN BAĞCILIK MİRASI NUDE KADEHLERİYLE BULUŞTU.

 NUDE, “Bornova Misketi’nin İzinde” Etkinliğinde Mirasın Koruyucusu Olarak Yer Aldı. 

“Simple is Beautiful” (Yalın Güzeldir) felsefesini uluslararası tasarımcıların koleksiyonlarıyla buluşturan Şişecam’ın global tasarım markası NUDE, Dünya Misket Günü kapsamında düzenlenen “Bornova Misketi’nin İzinde” etkinliğine Mirasın Koruyucusu unvanıyla yer aldı. Urla Bağ Yolu Derneği tarafından 7-9 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenen etkinlikte NUDE, Stem Zero kadehleri ile katıldı.

Şişecam’ın global tasarım markası NUDE, Dünya Misket Günü kapsamında 7-9 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenen “Bornova Misketi’nin İzinde” etkinliğinde “Mirasın Koruyucusu” unvanıyla yer aldı. Urla Bağ Yolu Derneği tarafından hayata geçirilen etkinlik, Anadolu’nun en karakteristik aromatik üzüm çeşitlerinden biri olan Bornova Misketi’ni üç gün boyunca tarih, teruar, stil ve sofra başlıkları altında ele aldı.

Anadolu’nun 5 bin yıllık bağcılık mirasının kıymetli değerlerinden biri olan Bornova Misketi, etkinlik kapsamında Türkiye’de ilk kez tarihsel, bilimsel ve gastronomik yönleriyle çok disiplinli bir çerçevede değerlendirildi. Üreticiler, şefler, sommelierler, akademisyenler, sektör profesyonelleri, gastronomi yazarları ve şarap severlerden oluşan yaklaşık 250 kişiyi bir araya getiren buluşma, Bornova Misketi’nin kültürel miras içindeki yerini ve yüksek gastronomiyle kurduğu bağı görünür kıldı.

Etkinlikte Mirasın Koruyucusu olarak konumlanan NUDE, Bornova Misketi’nin karakterini, aromatik yapısını ve sofra deneyimindeki yerini destekleyen bir marka deneyimi sundu. Gala yemeği, paneller sonrası kokteyl ve tadım etkinlikleri boyunca NUDE kadehleri, şarap deneyiminin tamamlayıcı unsurlarından biri oldu. NUDE bu iş birliğiyle Türkiye’de şarap kültürü ve gastronomi alanındaki görünürlüğünü daha da güçlendirdi.

Etkinlik kapsamında Urla ve Bornova’da düzenlenen program, 2 Michelin yıldızlı Vino Locale’de gerçekleşen gala yemeği, konferans, panel, kokteyl ve küratörlü tadımlarla üreticileri, şefleri, sommelierleri, akademisyenleri, sektör profesyonellerini ve gastronomi yazarlarını aynı platformda buluşturdu. “Tarih, Teruar, Stil ve Sofra” başlıkları altında düzenlenen oturumlarda İsa Bal, Antoine Bastide D’Izard, Prof. Dr. Daniela Fracassetti, Serpil Erdurak, Levon Bağış, Maksut Aşkar ve Sabiha Apaydın’ın aralarında bulunduğu yerli ve yabancı uzmanlar Bornova Misketi’ne ilişkin bilgi ve değerlendirmelerini paylaştı.


*Basın Bültenidir.*


15.05.2026

LUXO Bridal - Zamana Meydan Okuyan Bir İmza.

 LUXO, 2026 gelin mücevherlerinde rengi, anlamı ve karakteri tek bir formda buluşturuyor. Yeni sezon koleksiyonu, mücevheri son dokunuş olmaktan çıkarıp gelinin kimliğini ilk anlatan detaya dönüştürüyor.


Bir gelini unutulmaz kılan şey, çoğu zaman ilk bakışta görünen değildir. Ne teatral bir hacim, ne kusursuz bir silüet… Hafızada kalan, çoğu zaman daha incelikli bir andır: boynun kıvrımında yakalanan bir taşın ışığı, elin en doğal hareketiyle parlayan bir yüzük ya da duvağın altından sessizce görünen ama tüm görünümü taşıyan bir küpe.


2026’da gelin mücevheri tam da bu alana yerleşiyor — ten ile duygu, stil ile hatıra arasındaki o neredeyse görünmez çizgiye. Artık mücevher son dokunuş değil; gelinin kimliğini ilk anlatan detay. Daha kişisel, daha cesur, daha sezgisel…

LUXO için bu dönüşüm bir trendden çok, mücevherin özüne dönüş. Çünkü gerçek bir mücevher yalnızca parlamaz; bir anıyı saklar, bir duyguyu mühürler ve zamanla kadının hikâyesine karışır.



Beyazın İçinden Doğan Renk


Uzun yıllar boyunca gelin mücevherleri beyazın güvenli zarafetinde var oldu: pırlantanın keskin ışığı, incinin dingin dokusu, açık ton metallerin zamansız dili… Ancak 2026 gelini için bu tek renkli estetik artık yeterince ifade edici değil.


Yeni sezonda renk, gelin stiline çekingen bir detay olarak değil, bilinçli bir seçim olarak giriyor. Pembe topaz, ten üzerinde yumuşak bir sıcaklık bırakırken romantizmi daha modern bir yere taşıyor. Tsavorite’in canlı yeşili, ipek ve tülün üzerinde neredeyse nefes alan bir kontrast yaratıyor. Yakut, görünümün içine kontrollü bir tutku yerleştirirken; safir, bu hafifliğe derinlik ve kalıcılık kazandırıyor.


LUXO’da renk, dekoratif bir unsur değil; bakışı yönlendiren bir ifade biçimi. Silueti kişiselleştiren, gelinin iç dünyasını görünür kılan bir araç. Çünkü artık gelin stilinde saflık yalnızca beyazla değil; seçimle, cesaretle ve karakterle tanımlanıyor.




2026’nın gelini için mücevher arka planda kalmaz. Sahneye çıkar, bakışı yönlendirir ve görünümün ritmini belirler. Heykelsi yüzükler, uzun küpeler, mimari çizgilerle şekillenen kolyeler… Bunlar uyum sağlamak için değil, görünümü tanımlamak için var.


Gelinlikler sadeleştikçe mücevherin etkisi daha da görünür hale geliyor. Akışkan satenler, net yakalar, minimal kesimler; güçlü parçalar için adeta bir tuval sunuyor. İddialı bir yüzük elin hareketini dramatikleştirir; uzun bir küpe yüzü yeniden çizer, bakışı yukarı taşır; grafik bir kolye ise teni boşluk olmaktan çıkarır, bilinçli ve duyusal bir kompozisyona dönüştürür.



Anlam: En Çekici Detay


LUXO’nun en güçlü olduğu yer de tam burasıdır: zarif ama edilgen olmayan, duygusal ama fazla romantize etmeyen, modern ama soğuklaşmayan tasarımlar. Düğün günü için seçilirler; fakat o günle sınırlı kalmazlar. Yıllar sonra bir akşam yemeğinde, bir yıl dönümünde, sıradan bir günde bile aynı hikâyeyi başka bir ışıkla anlatmaya devam ederler.


Çünkü 2026’nın gelin mücevheri sadece ışık vermez. Temas eder, karakter kazandırır, iz bırakır. LUXO ile o iz, zamana karışan bir süsten çok daha fazlasına dönüşür: kadının kendi hikâyesinin en parlak cümlesine.



*Basın Bültenidir.*

8.05.2026

Armani Beauty En Yeni Kokusu; 'ORANGE MÉDITERRANÉE'.

 Sicilya Narenciye Bahçelerinin Işıltılı Kokusu

 

2004 yılından bu yana, Giorgio Armani Privé Haute Couture koleksiyonlarının karakteri; seçkin içeriklerin kusursuz uyumuyla eşsiz kokulara hayat veriyor.

 

Zengin kumaşlardan ilham alan bu yaratım dünyasında, yalın silüetler ve rafine koku kompozisyonları bir araya geliyor. Özenle seçilmiş notalar ise Haute Couture tasarımlar kadar unutulmaz ve güçlü kokulara dönüşüyor. Armani/Privé Haute Couture Parfümleri dört rafine koleksiyondan oluşuyor: Les Eaux, La Collection, Les Terres Précieuses ve Les Mille et Une Nuits.



Les Eaux koleksiyonunun en yeni üyesi ORANGE MÉDITERRANÉE, ilhamını Sicilya’nın büyüleyici narenciye bahçelerinden alıyor.


ORANGE MÉDITERRANÉE, sonsuz bir canlılık ve ve ferahlatıcı bir tazelik sunuyor; acı portakal, canlı cedrat ve rezene tohumu notalarının canlı bir harmanıyla hayat buluyor. En değerli hammaddelerle yaratılan bu kompozisyon, turuncunun parlak tonlarıyla birleşen ferahlatıcılığı sayesinde duyuları baharın taze enerjisiyle İtalyan kıyılarına götürüyor.


Açılışta, rafine cedrat notası; İtalya’dan elde edilen “Coeur d’essence” acı portakalının parlak, yeşil tazeliğini ortaya çıkarıyor. Kış aylarında, en yoğun aromatik gücüne ulaştığında hasat edilen acı portakal ağacından elde edilen bu özel içerik, geleneksel yöntemlerle soğuk presleniyor ve ardından saflaştırılarak meyvemsi ve dolgun karakteri güçlendiriliyor.


Kokunun benzersizliğini artırmak için Daniela Andrier, acı portakalın özgün karakterini aromatik notalarla dengeliyor. Rezene çiçeği, anasonumsu ve canlı bir etki sunarak deniz esintisinin ferahlığını çağrıştırıyor. Baharatlı ve bitkisel melekotu notası ise, hafif misksi alt tonlarıyla kompozisyonun baştan çıkarıcı kalbini derinleştiriyor.


  

Sonuç olarak ORANGE MÉDITERRANÉE; narenciye notalarını zarif bir şekilde yücelten, canlı ve kalıcı ferahlığıyla Akdeniz’in renklerini ve rafine yaşam stilini hatırlatan dengeli bir kompozisyon olarak öne çıkıyor.



TESF: 15.400 TL / 100 ML


*Basın Bültenidir.*




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...